3.4. SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ’NDE TÜRK DIŞ POLİTİKASINDA MEYDANA GELEN GELİŞMELER

3.4.1. Truman Doktrini ve Türkiye-ABD Yakınlaşması

SSCB’nin Yunanistan’daki komünistlere yardım etmesi ve Türkiye’den toprak talebinde bulunması, ABD’nin Türkiye’ye yönelik politikasını değiştirmesine neden olmuştur. ABD Başkanı Harry Truman’ın ortaya koyduğu Truman Doktrini (1947), komünist tehdide karşı ekonomik ve askerî yardımda bulunarak komünizmin yayılmasını engellemeyi amaçladı.

İç Tehdit Algılamalarındaki Bazı Değişimler: Türkiye’de artık irtica en tehlikeli iç tehdit unsuru olmaktan çıkmış, yerini komünizme bırakmıştır. Mecliste bulunan partiler (CHP ve DP) birbirlerini komünizmle yeteri kadar mücadele etmemekle suçlamışlardır.

Dış Tehdit Algılamalarındaki Bazı Değişimler: Türkiye, SSCB’nin saldırgan tutumu karşısında Batı’nın yanında yer almış ve ABD eksenli bir politika izlemeye başlamıştır. ABD’den gelen askerî yardımlar (1947-1951 arasında yaklaşık 400 milyon dolar), Türk ordusunun modernize edilmesini amaçlamış, ancak bu malzemelerin bakımı Türkiye ekonomisine külfet olmuş ve Türkiye’yi ABD’ye bağımlı hâle getirmiştir.


3.4.2. Kore Savaşı ve Türk Dış Politikası

1950’de Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye saldırmasıyla savaş başladı. Türkiye, NATO’ya dâhil olmak ve SSCB tehdidi karşısında güvenlik sorununu çözmek için bu savaşı kendini Batı’ya ispatlama fırsatı olarak görmüştür. Türkiye, ABD’den sonra Kore Savaşı’na en fazla asker gönderen ülke olmuş ve yaklaşık 6 bin askerle katılmıştır (721 şehit verilmiştir).


3.4.3. Türkiye’nin NATO’ya Üye Olması

SSCB’nin toprak ve Boğazlar üzerindeki üs talepleri nedeniyle güvenlik sorunu yaşayan Türkiye, Batı güvenlik sisteminde yer alabilmek için çaba göstermiştir.

Türkiye’nin NATO’ya girmesinin gerekçeleri:

    ◦ Sovyet tehdidi karşısında güvenlik sorununu çözmek.

    ◦ ABD ile ilişkileri geliştirerek çağın gerisinde kalan Türk ordusunu modernize etmek.

    ◦ Demokratik yapının yerleşmesi için ekonomik gelişmişliği sağlamak.

ABD’nin Türkiye’yi NATO’ya kabulünün gerekçeleri:

    ◦ ABD’nin SSCB’ye karşı Türkiye’den üs talebi.

    ◦ Türkiye’nin Orta Doğu ve petrol bölgelerine yakın olması.

    ◦ Doğu Avrupa ülkelerinin silahlanmaya başlaması ve SSCB’nin komünizmi Yunanistan ve Türkiye’ye yayabileceği endişesi.

Türkiye’nin üyeliği, Kore Savaşı’ndaki katkıları sayesinde NATO Konseyi tarafından 17 Ekim 1951’de kabul edilmiş ve Türkiye 18 Şubat 1952’de resmen üye olmuştur.


3.4.4. NATO Üyeliği Sonrası Türk Silahlı Kuvvetlerindeki Değişimler

Savunma Sanayisine Etkisi: NATO’ya dâhil olmakla ABD güvenlik çemberine giren Türkiye’ye yapılan askerî yardımlar, yerli savunma sanayisini gereksiz konuma düşürmüş ve planlanan yatırımlardan vazgeçilmesine neden olmuştur. Bu durum millî savunma sanayisi ruhunu kırmıştır.

Askerî Yapıdaki Değişim: ABD’den gelen askerî uzmanlar Türk askerî eğitim sistemini şekillendirmiş ve Türk askerî sistemi tamamen ABD modelini alarak kökten değişime uğramıştır.

Üsler ve Paktlar: İzmir NATO Güney Komutanlığı kurulmuş, Adana İncirlik Hava Üssü başta olmak üzere çeşitli bölgelerde askerî üsler inşa edilmiştir. SSCB tehdidine karşı Balkan İttifakı (1953) ve Bağdat Paktı (1955) gibi paktlara dâhil olunmuştur

4 Comments Soru Örnekleri

  1. BD’den gelen askerî yardımlar (1947-1951 arasında yaklaşık 400 milyon dolar), Türk ordusunun modernize edilmesini amaçlamış, ancak bu malzemelerin bakımı Türkiye ekonomisine külfet olmuş ve Türkiye’yi ABD’ye bağımlı hâle getirmiştir. NATO’ya dâhil olmakla ABD güvenlik çemberine giren Türkiye’ye yapılan askerî yardımlar, yerli savunma sanayisini gereksiz konuma düşürmüş ve planlanan yatırımlardan vazgeçilmesine neden olmuştur.

    Soru: Metne göre, ABD’den alınan askerî yardımlar Türk ordusuna teknik bir “çağdaşlaşma” imkânı sunarken; bu durumun Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik dengeleri ve yerli sanayi vizyonu üzerindeki beklenmedik olumsuz etkileri neler olmuştur?

    Cevap:

    Yardımla gelen malzemelerin yüksek bakım maliyetleri ekonomiye ağır bir yük (külfet) bindirerek dışa bağımlılık yaratmış; ayrıca bu hazır yardımların varlığı, yerli savunma sanayisine yönelik yatırım planlarının durmasına ve bu alandaki “millî ruhun” kırılmasına neden olmuştur.

  2. İkinci Dünya Savaşı’nın dumanları dağılırken dünya derin bir sessizliğe değil, “Soğuk Savaş”ın dondurucu gerilimine uyanmıştı. Türkiye, büyük bir diplomasi başarısıyla sıcak savaştan uzak kalmayı başarmıştı ancak barış masasında kendini bambaşka bir fırtınanın ortasında buldu. Kuzeyden esen rüzgârlar artık dostça değildi; Stalin yönetimindeki Sovyet Rusya, zafer sarhoşluğuyla gözünü Boğazlar’a dikmiş, Kars ve Ardahan üzerinde hak iddia etmeye başlamıştı. Bu devasa “Kızıl Tehlike” karşısında yalnız kalan genç Cumhuriyet, sınırlarını korumak ve bağımsızlığını sürdürmek için uluslararası güçlü bir kalkana, yani NATO şemsiyesine ihtiyaç duyuyordu. Ancak Ankara’nın NATO kapısını çalmasının tek nedeni korku değildi; ortada bir de gerçekçilik vardı. Türk ordusu, cesaretiyle destanlar yazsa da teçhizat bakımından I. Dünya Savaşı’ndan kalma silahlarla çağın gerisinde kalmıştı. ABD ile kurulacak ittifak, ordunun modernize edilmesi, jet uçakları ve modern tanklarla donatılması demekti. Üstelik Türkiye’nin vizyonu sadece kışlalarla sınırlı değildi; Batı demokrasileri ailesine katılmak, demokratik yapının ülkede tam anlamıyla yerleşmesi için ihtiyaç duyulan ekonomik kalkınmayı ve dış yardımları da beraberinde getirecekti. İşte bu güvenlik kaygısı, modernleşme arzusu ve ekonomik refah hayali, Türkiye’nin Batı blokuyla kader birliği yapmasının yolunu açtı.

    Soru: Yukarıdaki metne göre; Türkiye’nin NATO’ya üye olmak istemesinin temel gerekçelerini (askeri, siyasi ve ekonomik nedenlerini) maddeler halinde yazınız.

    Cevap:

    Sovyet Tehdidi (Güvenlik): Sovyet Rusya’nın (SSCB) Boğazlar ve Doğu Anadolu üzerindeki tehditkar isteklerine karşı güvenlik şemsiyesi aramak.

    Ordunun Modernizasyonu (Askeri): Çağın gerisinde kalan Türk ordusunun silah ve teçhizatını ABD yardımlarıyla yenilemek ve güçlendirmek.

    Ekonomik ve Demokratik Gelişim (Siyasi/Ekonomik): Batı blokuyla bütünleşerek demokratik yapıyı yerleştirmek ve ekonomik kalkınmayı sağlamak.

  3. Washington’daki Beyaz Saray’ın strateji odalarında dev dünya haritaları masaya serildiğinde, Amerikalı generallerin ve diplomatların parmakları endişe ve umutla hep aynı noktayı, Anadolu coğrafyasını işaret ediyordu. II. Dünya Savaşı bitmiş olsa da dünya huzura kavuşmamış, Doğu Avrupa ülkelerinin hızla silahlanması ve Sovyet etkisine girmesi Batı bloku için kâbusa dönüşmüştü. Washington’da “Kızıl Tehlike”nin Yunanistan ve Türkiye üzerinden Akdeniz’e inebileceği korkusu hâkimdi; eğer bu domino taşları devrilirse komünizmin yayılmasını durdurmak imkânsız hale gelebilirdi. Ancak ABD’nin Türkiye’yi NATO kalkanı içine almak istemesinin tek sebebi bu ideolojik korku değildi, çok daha somut ve stratejik hesaplar da devredeydi. Sovyet Rusya’yı, yani “Kuzeydeki Ayı”yı kendi sınırlarında durdurmak ve çevrelemek isteyen Amerika, Türkiye topraklarını SSCB’ye karşı ileri bir karakol olarak görüyor, buradan askeri üsler talep ederek Sovyetlerin burnunun dibinde bir güç bulundurmayı hayati görüyordu. Üstelik Türkiye, sadece Rusya’ya komşu değildi; aynı zamanda Batı sanayisinin can damarı olan Orta Doğu petrol bölgelerinin de kapı komşusuydu. Petrol yollarının güvenliği ve Orta Doğu’nun kontrolü için Türkiye, vazgeçilmez bir “kilit ülke” konumundaydı. İşte bu küresel satranç tahtasında ABD, hem komünizmi durdurmak hem de stratejik çıkarlarını korumak için Türkiye’ye NATO kapılarını sonuna kadar açtı.

    Soru: Yukarıdaki metne göre; ABD’nin Türkiye’yi NATO’ya kabul etmesindeki temel gerekçeleri (stratejik, coğrafi ve siyasi nedenleri) maddeler halinde yazınız.

    Cevap:

    Sovyetleri Çevreleme ve Üs İhtiyacı: SSCB’ye coğrafi olarak çok yakın olan Türkiye’den, Sovyetlere karşı kullanabileceği askeri üsler talep etmesi.

    Enerji Kaynaklarına Yakınlık: Türkiye’nin, Batı için hayati önem taşıyan Orta Doğu ve petrol bölgelerine yakın stratejik konumu.

    Komünizmin Yayılmasını Önleme (Truman Doktrini): Doğu Avrupa’daki silahlanma karşısında, SSCB’nin komünizm ideolojisini Yunanistan ve Türkiye’ye yaymasından duyulan endişe.

  4. BİLGİ ODAKLI SORULAR

    Soru 1: II. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye’nin NATO’ya girmek istemesinin en temel güvenlik nedeni, hangi ülkeden gelen tehdittir?

    Cevap:

    Sovyetler Birliği (SSCB) / Sovyet Rusya tehdidi.

    Soru 2: Türkiye, NATO ittifakına katılarak I. Dünya Savaşı’ndan kalma eski silahlarını değiştirmeyi ve ordusunu ne yapmayı hedeflemiştir?

    Cevap:

    Ordusunu modernize etmeyi (yenilemeyi).

    Soru 3: ABD’nin Türkiye’yi NATO’ya kabul etmesindeki stratejik nedenlerden biri, Türkiye’nin hangi enerji kaynaklarına yakın olmasıdır?

    Cevap:

    Orta Doğu ve Petrol bölgelerine yakın olması.

    Soru 4: ABD, “Kuzeydeki Ayı” olarak gördüğü Sovyet Rusya’yı çevrelemek ve durdurmak için Türkiye topraklarında ne kurmayı talep etmiştir?

    Cevap:

    Askeri Üsler.

    Soru 5: Türkiye, NATO’ya üye olabilmek ve Batı blokuna kararlılığını kanıtlamak amacıyla 1950 yılında hangi savaşa asker göndermiştir?

    Cevap:

    Kore Savaşı

    Soru 6: Kore Savaşı’nda gösterdiği üstün başarıyla (özellikle Kunuri Muharebesi’nde) tanınan Türk Tugayı’nın komutanı kimdir?

    Cevap:

    Tuğgeneral Tahsin Yazıcı

    Soru 7: Türkiye, Kore Savaşı’ndaki başarısının ardından 1952 yılında hangi uluslararası savunma örgütüne resmen üye olmuştur?

    Cevap:

    NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü).

Soru Örnekleri

Your email address will not be published.