Türkiye, savaş boyunca İsmet İnönü döneminde toprak bütünlüğünü korumayı başarsa da, savaşın yükünü önemli ölçüde üstlenmiştir.
2.7.1. II. Dünya Savaşı Yıllarında Türkiye İç Siyaseti ve Ekonomik Gelişmeler
- Siyasi Girişim: Dönemin önemli siyasal girişimlerinden biri, kırsal kesimde öğretmen sorununu çözmek amacıyla 17 Nisan 1940’ta çıkarılan Köy Enstitüleri Kanunu olmuştur.
- Ekonomik Yük ve Kısıtlamalar: Savaşın ekonomik etkileri, 1929 Ekonomik Buhranı’nın olumsuz yansımalarının hissedildiği dönemin üzerine gelmiştir. Savaşan ülkelerin ihracatlarını durdurması ve Ege Denizi’nin mayınlanması (1941), İstanbul ve İzmir limanlarını dış ticarete kapatmıştır.
- Askerî Harcamalar ve Üretim Düşüşü: Uygulanan savaş ekonomisi sürecinde bütçenin %60’ı askerî harcamalara ayrılmıştır. Bir milyon kişilik ordunun masrafları devlete yük olmuştur. Köylü nüfusun silah altına alınması nedeniyle tarım sektörü etkilenmiş ve buğday üretimi 1941’de yaklaşık %40 azalmıştır.
- Enflasyon ve Sosyal Sorunlar: İthalatın azalması, üretimin düşmesi ve seferberliğin para basılarak finanse edilmesi, enflasyon ve hayat pahalılığına yol açmıştır. Bu durum, köylüleri ve kentlerdeki dar gelirlileri mağdur ederken, sanayiciler, tüccarlar ve büyük toprak sahipleri kâr ederek savaş zenginleri olarak ortaya çıkmıştır.
- Ekonomik Tedbirler ve Vergiler: Hükûmet, kıtlığı gidermek için fiyat denetimi, narh sistemi ve karne (rasyon) uygulaması (ilk ve en yaygın olarak 14 Ocak 1942’de ekmekte) gibi önlemler almıştır.
- Varlık Vergisi: Şükrü Saraçoğlu Hükûmeti, savaşı fırsata çevirerek haksız kazanç elde edenleri vergilendirmek amacıyla Varlık Vergisi Kanunu’nu Kasım 1942’de kabul etmiştir. Uygulamada azınlıkların yükümlülükleri ağırlaştırılmış, vergisini ödemeyenler Erzurum Aşkale’ye çalıştırılmaya gönderilmiştir. Kanun, Mart 1944’te yürürlükten kaldırılmıştır.
- Toprak Mahsulleri Vergisi: Çiftçilerden ürünlerinin %10’unu nakden veya ayni olarak almayı hedefleyen bu vergi (Haziran 1943), 1946’da yürürlükten kalkmıştır.
2.7.2. Demirağ ve Hürkuş
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında havacılık sanayisinde girişimci olarak Vecihi Hürkuş ve Nuri Demirağ ön plana çıkmıştır.
- Nuri Demirağ: Atatürk tarafından demir yolu müteahhitliği nedeniyle Demirağ soyadını almıştır. 1936’da havacılık sanayisinin temellerini atmış. Beşiktaş’ta Tayyare Etüt Atölyesi‘ni, Yeşilköy’de ilk sivil hava meydanı olan Gök Stadyumu’nu ve pilot yetiştirmek üzere Sivas Divriği’de Gök Okulu’nu kurmuştur. Nu.D.36 ve Nu.D.38 uçaklarını tasarlamıştır.
- Vecihi Hürkuş: 1930’da V-14 adlı ikinci uçağını yapmıştır, ancak uçuş izni verilmemesi üzerine uçağını Prag’da onaylatmıştır. 1932’de Kadıköy’de Türkiye’nin ilk sivil uçuş okulu olan Vecihi Sivil Uçak Okulu’nu açmıştır.
2.7.3. Türkiye’de Radyo Yayıncılığının Kuruluşu ve Gelişimi
- Kuruluş: Radyo yayıncılığı, 1927’de özel bir şirket olan Türk Telsiz Telefon Anonim Şirketi (TTTAŞ) tarafından başlatılmıştır.
- Rolü: Başlangıçta eğlence aracı olan radyo, sonrasında kültür, sanatın geliştirilmesi, halkın eğitimi ve ulusal bilincin aşılanması gibi millî roller üstlenmiştir.
- Savaş Etkisi: II. Dünya Savaşı sırasında insanların siyasi gelişmeleri takip etme isteği radyonun yaygınlaşmasını sağlamıştır. Ankara Radyosu 1943’ten sonra düzenli yayınlara başlamıştır.
- Toplumsal Güven: İnsanların radyodan duyduklarına güvendiği, bunu “Radyo söyledi” diyerek ifade ettikleri bir dönem yaşanmıştır.
- Müzik ve Kültür: 1940’ta Vedat Nedim Tör’ün müdürlüğü döneminde programlar yeniden yapılandırılmış ve Muzaffer Sarısözen’in şefliğindeki Yurttan Sesler Korosu‘nun kurulmasına zemin hazırlanmıştır (1947).
“II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye, fiilen savaşa girmese de savaşın ağır faturasını içeride derinden hissetmiştir. Siyasi alanda en önemli hamle, kırsalı aydınlatmak amacıyla 1940’ta Köy Enstitüleri’nin kurulması olmuştur. Ancak ekonomik tablo giderek ağırlaşmıştır. 1929 Buhranı’nın etkileri sürerken, Ege’nin mayınlanması ve dış ticaretin durması ülkeyi darboğaza sokmuştur. Bir milyon kişinin silah altına alınmasıyla tarlalar boş kalmış, buğday üretimi %40 düşmüş; bütçenin %60’ı savunmaya harcanmıştır. Kıtlık ve karaborsaya karşı devlet; ‘Narh Sistemi’ ve ‘Ekmek Karnesi’ gibi sert tedbirlere başvurmuştur. Bu kriz ortamında türeyen ‘savaş zenginleri’ni vergilendirmek amacıyla 1942’de çıkarılan Varlık Vergisi ve köylüden alınan Toprak Mahsulleri Vergisi, dönemin en çok tartışılan ve toplumsal hafızada iz bırakan olağanüstü uygulamaları olmuştur.”
Soru: II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye’de uygulanan olağanüstü ekonomik tedbirleri metinden hareketle 2 madde halinde yazınız.
Karne Uygulaması: Temel gıda maddelerinin (özellikle ekmeğin) karne ile dağıtılması.
Narh Sistemi: Fiyat artışlarını engellemek için devletin fiyat belirlemesi/denetimi.
Varlık Vergisi (1942): Haksız kazanç sağlayanları ve savaş zenginlerini vergilendirmek için çıkarılan kanun.
Toprak Mahsulleri Vergisi (1943): Çiftçilerden ürünlerinin bir kısmının vergi olarak alınması.
Savaş Ekonomisi: Bütçenin büyük kısmının askeri harcamalara ayrılması.
BİLGİ ODAKLI SORULAR
Soru 1: 1940 yılında köy öğretmeni sorununu çözmek için açılan okullara ne ad verilir?
Cevap: Köy Enstitüleri.
Soru 2: 1942’de temel gıda maddelerinin (özellikle ekmeğin) adil dağıtılması için başlatılan uygulamaya ne denir?
Cevap: Karne Uygulaması (Ekmek Karnesi).
Soru 3: Savaş sırasında haksız kazanç elde edenleri vergilendirmek için 1942’de çıkarılan tartışmalı vergi hangisidir?
Cevap: Varlık Vergisi.
Soru 4: Sivas Divriği’de “Gök Okulu”nu kuran ve havacılık sanayisine büyük yatırım yapan girişimci kimdir?
Cevap: Nuri Demirağ.
Soru 5: II. Dünya Savaşı yıllarında Türk halkının en önemli haber alma kaynağı nedir?
Cevap: Radyo (Ankara Radyosu).