5.1. SSCB’NİN DAĞILMASI VE TÜRK CUMHURİYETLERİ’NİN BAĞIMSIZLIKLARINI KAZANMALARI

SSCB, 1970’li yıllardan itibaren modernizasyon eksikliği, teknolojik geri kalma ve arz-talep dengelerinin kurulamaması gibi nedenlerle çözülmeye başlamıştır.

SSCB’nin Dağılması:

  • Glasnost ve Perestroyka: 1985’te Mihail Gorbaçov’un devlet başkanlığına gelmesiyle uygulamaya konulan glasnost (açıklık) ve perestroyka (yeniden yapılanma) politikaları, SSCB’nin dağılma sürecini hızlandırmıştır.
    • Bu politikalar, devlet yapısında şeffaflık ve ekonomide yeniden yapılandırmayı (liberalleşme ve serbest piyasa çerçevesinde örgütlenme) içeriyordu.
  • Doğu Bloku’ndaki Çöküş: 1989’da Doğu Avrupa’da yaşanan devrimler, sosyalist dış ticaret sistemi olan COMECON’un çöküşüne yol açmış ve SSCB çözülme sürecine girmiştir.
  • Bağımsızlıklar: SSCB’nin dağılmasıyla Soğuk Savaş Dönemi sona ermiş, Kafkasya ve Orta Asya’da Türk Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan) bağımsızlıklarını kazanmıştır.

Türkiye’nin Politikaları ve İlişkileri:

  • Tanıma ve Destek: Türkiye Cumhuriyeti, köken, dil, din ve kültürel bağları olan bu ülkeleri tanıyan ilk devlet olmuştur.
  • Temel Amaç: Türkiye’nin bölgeye yönelik genel politikası, Türk Cumhuriyetlerinin bağımsız, siyasi ve ekonomik istikrara sahip olmalarını, kendi aralarında ve uluslararası toplumla iş birliği içinde olmalarını desteklemek yönünde olmuştur.
  • İş Birliği Alanları: Türkiye, Türk Cumhuriyetleri ile bankacılık, sanayi, teknoloji ve enerji gibi alanlarda ilişkilerini geliştirmiştir.
  • Enerji Koridoru: Türkiye’nin güvenilir bir güzergâh olması ve enerji ithalatçısı olması, Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve TANAP gibi ortak projelerle Hazar enerji kaynaklarının dünya pazarlarına ulaşmasında rol oynamasını sağlamıştır.

5 Comments Soru Örnekleri

  1. 1980’lerin başında Sovyetler Birliği, devasa cüssesine rağmen içeriden çürümeye başlamış bir dev gibiydi. Fabrikalarda teknoloji eskimiş, halkın ihtiyaçları karşılanamaz hale gelmişti. 1985 yılında yönetime gelen Mihail Gorbaçov, bu gidişatı durdurmak için iki radikal reçete hazırladı. Geminin içindeki kapalı kapıları açıp her şeyi şeffaflaştırmak için glasnost (açıklık) dedi. Paslanmış ekonomik çarkları ve devlet yapısını serbest piyasa ruhuyla tamir etmek için ise perestroyka (yeniden yapılanma) hamlesini başlattı. Ancak kaptanın açtığı bu pencerelerden giren özgürlük rüzgârı, tamir edilmeye çalışılan yapıyı iyileştirmek yerine tamamen dağıttı.

    Soru: Gorbaçov’un, Sovyet devlet yapısında şeffaflığı sağlayarak halkın yönetime olan güvenini artırmak amacıyla hayata geçirdiği politikanın adı nedir?

    Cevap: Glasnost.

  2. Soğuk Savaş’ın kalbi olan Doğu Avrupa’da 1989 yılında bir domino etkisi başladı. Halklar sokaklara dökülürken, yıllardır süregelen sosyalist düzenin temelleri sarsılıyordu. Bu siyasi deprem, sadece sınırları değil, ekonomik bağları da kopardı. Sosyalist ülkelerin yıllardır kendi aralarında yürüttükleri dış ticaret sistemi olan COMECON, bu büyük kaosun ortasında tamamen işlevsiz kalarak çöktü. Ekonomik dayanağını yitiren Sovyetler Birliği için artık geri sayım başlamıştı; devasa blok, önce parça parça döküldü, ardından tarihin tozlu sayfalarına karıştı.

    Soru: Doğu Avrupa’daki devrimlerin etkisiyle çöken ve Sovyetler Birliği’nin ekonomik çözülme sürecine girmesinde etkili olan sosyalist dış ticaret sisteminin adı nedir?

    Cevap: COMECON.

  3. 1991 yılının son aylarında, Orta Asya’nın bozkırlarından ve Kafkasya’nın zirvelerinden yeni bayrakların yükseldiği haberi dünyaya yayıldı. Azerbaycan’dan Türkmenistan’a kadar beş kardeş cumhuriyet, on yıllar süren esaretin ardından bağımsızlık ilan ediyordu. Ankara, bu tarihi anı büyük bir heyecanla karşıladı. Türkiye Cumhuriyeti, aralarında binlerce yıllık dil, din ve kültür bağı bulunan bu yeni devletleri hiç vakit kaybetmeden tanıyan ilk devlet oldu. Türkiye’nin tek bir hayali vardı: Bu kardeş ülkelerin kendi ayakları üzerinde duran, istikrarlı ve modern birer devlet olarak uluslararası toplumdaki yerlerini almaları.

    Soru: Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarını ilan eden Türk Cumhuriyetleri’ni diplomatik olarak tanıma konusunda Türkiye’nin uluslararası arenadaki sırası nedir?

    Cevap: İlk devlet.

  4. Yeni kurulan Türk Cumhuriyetleri, zengin petrol ve doğal gaz yataklarına sahipti; ancak bu kaynağı dünyaya ulaştıracak güvenli bir yola ihtiyaçları vardı. Türkiye, bu stratejik boşluğu doldurarak kıtalar arasında bir “enerji koridoru” inşa etmeye karar verdi. Hazar’ın siyah altınını Akdeniz’e bağlayan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) hattı ve doğal gazın Avrupa kapılarını açan TANAP projeleri, bu vizyonun en büyük kanıtları oldu. Bu dev boru hatları sadece enerji taşımıyor; aynı zamanda Türk dünyasını ekonomik olarak dünyaya bağlıyor ve Türkiye’nin küresel bir güç olarak konumunu perçinliyordu.

    Soru: Hazar Denizi’ndeki enerji kaynaklarının dünya pazarlarına ulaştırılması için Türkiye’nin güzergâhında yer aldığı ve Ceyhan limanında sonlanan petrol boru hattının adı nedir?

    Cevap: Bakü-Tiflis-Ceyhan.

  5. BİLGİ ODAKLI SORULAR

    Soru 1: 1985 yılında SSCB Devlet Başkanı olan Mihail Gorbaçov’un, devleti dağılmaktan kurtarmak ve ekonomiyi yeniden yapılandırmak için uygulamaya koyduğu iki temel politikanın adını ve anlamlarını yazınız.

    Cevap:

    Glasnost: Açıklık (Şeffaflık).

    Perestroyka: Yeniden Yapılanma.

    Soru 2: SSCB’nin dağılmasıyla birlikte bağımsızlıklarını kazanan Türk Cumhuriyetleri’ni (Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkmenistan) tanıyan ilk devlet hangisidir?

    Cevap:

    Türkiye Cumhuriyeti

    Soru 3: Hazar Bölgesi enerji kaynaklarının, Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ulaştırılmasını sağlayan iki önemli enerji (boru hattı) projesinin adını yazınız.

    Cevap:

    Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Petrol Boru Hattı.

    TANAP (Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı).

    Soru 4: Doğu Avrupa’daki devrimler ve SSCB’nin dağılması, dünya siyasi tarihinde 1947’den beri süren hangi dönemin sona erdiği anlamına gelmektedir?

    Cevap:

    Soğuk Savaş Dönemi sona ermiştir.

    Soru 5: Türkiye’nin bağımsızlığını yeni kazanan Türk Cumhuriyetlerine yönelik temel politikası ne olmuştur?

    Cevap:

    Bu ülkelerin bağımsız, siyasi ve ekonomik istikrara sahip olmalarını ve uluslararası toplumla iş birliği içinde olmalarını desteklemek.

Soru Örnekleri

Your email address will not be published.